Mümtaz’er Türköne: Dengeler değişti, siyasi güç muhalefetin eline geçti

Siyaset bilimci Mümtaz'er Türköne: "Her ne kadar ülkeyi iktidar yönetiyor olsa da, siyasî güç fiilen muhalefetin eline geçmiş durumda. Karşımızda iktidara laf yetiştiren bir muhalefet değil, potansiyel iktidar duruyor. Bir ülkede 'potansiyel iktidar', bazen fiili iktidarın bile önüne geçebilir."

KRONOS 14 Mayıs 2024 GÜNDEM

Siyaset bilimci, yazar Mümtaz’er Türköne, yerel seçim sonrasında siyasetteki dengeleri değerlendirdiği yazısında ülkeyi her ne kadar AKP iktidarı yönetse de siyasi gücün fiilen muhalefetin eline geçtiğine dikkat çekti. Turkish Post‘taki yazısında Mümtaz’er Türköne, “Güç dengesi değişti. Her ne kadar ülkeyi iktidar yönetiyor olsa da, siyasî güç fiilen muhalefetin eline geçmiş durumda. Karşımızda iktidara laf yetiştiren bir muhalefet değil, düpedüz potansiyel iktidar duruyor. Ekonomisi, teknolojisi, akademisi, sanatı, sporu bu kadar siyasetle iç içe geçmiş bir ülkede ‘potansiyel iktidar’, bazen fiili iktidarın bile önüne geçebilir. Nitekim parmağını bile oynatmadan iktidarın gündemini belirleme yeteneği, hatta fiilen tekeli muhalefetin elinde” dedi.

Yeni Anayasa gündeminin de doğrudan güç dengesinin muhalefet lehine değişmesinin eseri olduğunu belirten Mümtaz’er Türköne, “Saray’daki Başdanışman ile Meclis Başkanı arasında süren polemik, muhalefetin siyasetteki ağırlığını temel hareket noktası olarak alıyor. ‘400 oyla Meclis’te yeni anayasa yapmak’ ancak ve ancak CHP’nin vereceği destekle mümkün. Bu destek sadece oy desteği değil, aynı zamanda bir meşruiyet desteği. Meclis Başkanı, “toplumda kutuplaşmaya yol açmamak” bahanesiyle, CHP ile uzlaşarak referandumsuz bir anayasa yapma formülünü masaya yerleştiriyor. Saray danışmanı ise geniş ölçekli katılımı sağlamak adına, 400’ü aşsa da anayasanın referanduma götürülmesinden yana olduğunu söylüyor. Yani o da CHP’nin desteğinin alınacağını varsayıyor, ancak buna rağmen referandumu savunuyor” ifadelerini kullandı.

CHP’NİN ÇANTADA KEKLİK GÖRÜLMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

“Yeni Anayasa’nın, bir sosyal sözleşme niteliği kazanabilmesi ve yeni bir kurucu iktidar oluşturabilmesi için halk oyuna sunulmasını istemek doğru bir yaklaşım; ancak peşinen bu polemiğin bile CHP’nin desteğinin çantada keklik görülmesi üzerinden yapılması ne anlama geliyor?” sorusunu yönelten Türköne, şöyle devam etti:

“CHP’ye biçilen rol kademeli olarak üç ana varsayıma dayanıyor. Birincisi, CHP’nin parlamenter sisteme geçişe destek vereceği, ikincisi anayasa gündeminin taktik olarak iktidara avantaj sağladığı, üçüncüsü maksadın anayasa yapmak değil, CHP’nin de parlamenter sisteme geçiş oltasına takılıp aktif olarak katılacağı bu gündemin sürdürülmesi olduğu.

Bu varsayımların üçünün de yanlış olduğu biraz mesafe alındığı zaman anlaşılacak. En başta da anayasa ve referandum gündeminin iktidara avantaj sağladığı varsayımının mazide kaldığı ortaya çıkacak.

İktidarı ayakta tutmak için durumdan vazife çıkartanlar ortalığı papazın bağına çeviriyor. Düzeyi yerlerde sürünen iktidar medyasının yalın kılıç cenge girişmesi, muhalefetin işini kolaylaştırıyor. Genel bir dağınıklık, koordinasyonsuzluk ve ortak akıl yoksunluğu iktidarın yüzüne yüzüne çarpıyor.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram
WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com