Yarım galibiyet, tam mağlubiyet

TARIK ENGİN 17 Kasım 2019 SPOR

İstanbul’da Rus temsilcisi Zenit’i konuk eden Anadolu Efes, son periyoduna 19 sayı farkla girdiği karşılaşmayı 90-88 kazandı. Son 5 yılda bir kez bu kupayı müzesine götüren ve Final-Four’da iki kez de final oynayan Fenerbahçe Beko ise deplasmanda CSKA Moskova’ya deplasmanda farklı kaybetti ve ligin dibine demir attı.

MUHTEŞEM İKİLİ VE ANADOLU EFES

Anadolu Efes, bu hafta Zenit karşısında rahat götürdüğü karşılaşmayı son periyotta yaptığı hatalar ile zor kazandı. Sezon başında Efes’in elverişli bir fikstürü olduğunu belirtmiştik ve Zenit St. Petersburg’da bu elverişli fikstür tanımına uyan ekiplerden biriydi. Zenit, bütçe olarak olmasa bile, Euroleague’in ortalama altı kadrolarından birine sahip bir takım.

Karşılaşmanın ilk 3 periyodu hakkında söylenebilecek tek şey Larkin-Micic ikilisinin performansı. Bu iki oyuncu, Dunston ve Simon’un olmadığı bir gecede yine direksiyona geçti. Tabii, bu karşılaşma özelinde Sertaç Şanlı’nın performansını söylemeden geçemeyiz. Sertaç Şanlı, özellikle pota altında Gustavo Ayon ve Colton Iverson gibi kalın uzunlara sahip Zenit’e karşı hem savunmada hem de hücumda ilk yarı özelinde muhteşem bir performans gösterdi. Hali hazırda, Dunston dışında elit bir pota altı savunmacısına sahip olmayan Anadolu Efes’e, Sertaç’ın bu performansı ilaç gibi geldi. Efes için söylenebilecek bir diğer önemli detay ise; oyuncular üzerine tanımlanan rollerin belli olması. Takım, tamamen Micic’in varlığı üzerine şekillenmiş durumda. Larkin çok daha az top kullanıyor ve sadece kendi iyi yaptığı şeyleri yapmak için topu Micic’ten alıyor, Dunston ikili oyun oynayabilmek için, Beaubois şut tehdidi yaratmak için Micic’in etrafında diziliyor. Ergin Ataman’ın Sırp oyuncuya bu kadar güvenmesinin en büyük sebebi ise; oyunu nerede ve ne zaman kontrol altına alabileceğini, ne zaman şut atıp ön plana çıkacağını ve takım arkadaşlarını nasıl yönlendirebileceğini bu kadar net bilen ikinci bir oyuncu yok Euroleague’de ve Ergin Ataman, bunu çok iyi değerlendiriyor.

Micic, bundan daha 3 sene önce Tofaş’ta 3 numara pozisyonunda oynayan bir oyuncuydu ve şu an geldiği seviye bambaşka bir boyutta. Rollerin bu kadar net olduğu ve artık büyük bir takım gibi oynayan Efes’te bu gidişatın kolay kolay bozulacağını zannetmiyorum. Bu durumun tek olumsuz etkisi Micic’in ritminde olmadığı bir günde takımında ritminin aşağıya inmesi olabilir ama muhteşem ikilinin diğer önemli parçası Larkin, bu açığı fazlasıyla kapatacaktır.

SORUN NEREDE? ÇÖZÜM KÜFÜR MÜ?

Fenerbahçe Beko’nun bu hafta CSKA Moskova karşısında almış olduğu mağlubiyetin, geçtiğimiz haftalarda almış olduğu yaralardan pek bir farkı yok. Hatta Fenerbahçe’nin sezon başındaki hali ile şu an içinde bulunmuş olduğu durum arasında da pek bir fark yok. Karşılaşma özelinde öne çıkan en büyük aksiyon koç Obradovic’in mola sırasında oyuncularına etmiş olduğu küfürler oldu. Bu küfürlerin büyük bir bölümü Gigi Datome, Melih Mahmutoğlu, Kostas Sloukas ve Jan Vesely gibi bu takımın ‘’tutkal, kilit’’ oyuncularına gitti. Geçtiğimiz sezonlarda maç içinde sıkışan Fenerbahçe’yi hep bu oyuncuların çabaları kurtardı. Fakat Fenerbahçe, bu sezon her maç sıkışıyor ve herhangi bir kurtarıcısı yok. Bu sezonun başından beri bir aksiyon bekleniyor Fenerbahçe’den fakat o beklenen aksiyon Obradovic’in mola sırasında oyuncularına ettiği küfürler oldu.

CSKA Moskova, o her yıl olduğu gibi muhteşem bir takım değil, hele ki Will Clyburn’un yaşadığı sakatlık sonrası hiç değil. Rus temsilcisi, bu sakatlığın ardından tamamen Mike James üzerine kurulu bir takım haline dönüşmüş durumda. Eğer takımda kısa oyuncuya baskı yapabilecek bir savunmacınız varsa Mike James üzerine bu baskıyı kurup onu tamamen oyun dışına itip, zıvanadan çıkmasına sebep olabilirsiniz. Bütün hücum aksiyonları Mike James üzerine kurulu olan bir takıma bu baskıyı kurup onları hücumda pasif duruma getirebilirsiniz. Çünkü, Will Clyburn’un sakatlığı sonrası kadroda kalan forvetlerin hiçbiri hücumda sorumluluk alıp, kontrolü sağlayabilecek oyuncular değil. Ama Fenerbahçe’nin savunması o kadar kötü ki, kadronun bir numaralı uzunu Jan Vesely ilk ribaundunu 3.periyodun hemen sonunda alıyor.

Geçen sezon sarı-lacivertliler, normal sezonu domine ederek tarihinde ilk kez ilk 30 haftayı lider tamamlarken Fenerbahçe’de uzun yıllardır birlikte olan çekirdek, kariyerlerinin en iyi performanslarını ortaya koymuştu. Hatta Jan Vesely MVP seçilirken, Kostas Sloukas da Yılın Beşine seçilmişti. Şimdi bu oyuncuların performansı ise yokları oynuyor. Fenerbahçe’nin resmi olmasa da yönetimsel sıkıntıların olduğunu düşünüyorum ve bu da oyuncuların performansını etkiliyor. Bakalım Obradovic yönetimindeki ekip, neleri düzeltebilecek ve ne zaman bir aksiyon verecek hep beraber göreceğiz. Fakat bunun kısa vadede geleceğini düşünmüyorum.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram
WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com